Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Monday, August 27, 2012

11



"Kuzeye gitmek istiyorum." dedi Sheara şömine başında gerinerek. Kardeşi Ron son bir kaç gündür sessizdi, bir şeyler kurcalıyordu kafasını ama Sheara ne kadar denediyse de ağzından laf alamıyordu. "Karlarla kaplı dağlar, donmuş göller, etrafta dolanan dal boynuzlu geyikler..."

"Kar sevmiyorum." dedi Ron, yüzünü şöminenin sıcaklığına çevirerek. "Görüşümü bulandırıyor. Ellerim üşüdüğü için hiçbir şey hissedemiyorum ve bu hiç hoş değil."

"Senin çocukluğun karlar arasında geçmiş olabilir ve bundan bıkmış olabilirsin, ama ben görmek istiyorum."

"Cam şehirden sıkıldın galiba?"

"Hayır, sadece çok yakında burada görmeye değecek bir şeyler kalmayacak, hikayeler herkes tarafından anlatılır olacak. Başka yerlere gitmek gerek, başka yerler görmek, başka hikayeler bulmak gerek."

"Daha sıcak bir yerlere gitsek? Skiss çölüne mesela?"

"Çok sıcak. Buradaki cam çöle dayanamıyorsun daha, oraya nasıl dayanacaksın hem? Ayrıca oradaki hikayeler tarih oldu bile. Daha yeni bir şeyler gerek bize." Sheara yanlarında dikilen karantıyı fark edip başını çevirdi. Eldred, elinde şarap kadehi ile yanlarında durmuş, tartışmayı dinliyordu.

"Katılabilir miyim?" diye sordu siyahlar içindeki adam gülümseyerek.

Shera omuz silkti. "Eğer tartışmaya ekleyebileceğin bir şey varsa neden olmasın? Ama Cam Şehir'den başka bir yer gördüğünden şüpheliyim!" Alaycı bir gülümseme takındı.

Eldred bir koltuk çekip oturdu, arkasına yaslanıp "En basitinden senin görmediğin kuzey karlarını gördüm," dedi Sheara'nınki gibi alaycı bir gülümseme yüzünü aydınlatırken.

"Güneydeki kayıp ormanı gördüm. Oradaki basamaklı piramitlere tırmandım."

"Kuzeydeki Kuzgun Rahibe Tapınağını gezdim."

"Basamaklı piramitlerin rahipleri ile meditasyon yaptım."

"Kuzgun Başrahibe ile akşam yemeği yedim."

"Batıdaki gök kulelerden şarkı söyledim."

"Doğudaki Aşılmaz Kanyon'da parti verdim."

Sheara kaşlarını çatıp koltuğundan doğruldu. "Başkentteki en güzel saraylarda şarkı söyledim."

Eldred de ona uyarak doğruldu, genç kadına yaklaştı. "O en güzel partilerin konuklarından biriydim."

"Ben..." Sheara durdu, dudaklarını sinirle büzdü, gözlerini kıstı. Eldred'in yüzündeki eğlenen ifadeye sinir olmuştu. "Senin nereye gittiğinle ilgilenmiyorum!" Sertçe geriye yaslandı.

"Seni kuzeye götürebilirm." Eldred yana yaslandı, çenesini eline dayadı. 

"Neden?"

Adam omuz silkti. Ron hafifçe öksürdü, ayağa kalktı, bir şey demeden Sheara'nın sesine doğru baktı, içeriye yollandı. Genç kadın onun arkasından bakmakla yetindi.

"Bilmiyorum."

"Neden?" Eldred sorgular bir ifadeyle kaşlarını yukarı kaldırdı.

Genç kadın sessiz kaldı, gözlerini şöminenin alevlerine dikti. Eldred ayağa kalktı, gülümsedi, kaplumbağa çorbası tarifinden bahseden bir şarkı söyleyerek kapıya yöneldi. O kapıdan dışarı çıkarken Sheara gülümsedi.