Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Wednesday, January 25, 2012

Cam Şehir Karakterleri Üzerine

Bu gece Ankara'ya doğru yola çıkıyorum. Ocak ayının son iki haftasını bazı sebeplerden dolayı yaratıcılık konusunda ölü geçirmemi bir sonucu olarak bir hikaye eksik yazdım planladığımdan. Ama olsun; onun yerine bir miktar karakterler hakkında konuşmak istiyorum. Henüz pek fazla bir olay olmadı ve karakterleri tanımak için de yeterli zaman geçmedi ama olsun, canım yazmak istiyor.


Şimdiye kadar çıkış sıralamalarına göre Sedef Leydi, Umbra, Eldred, Ron'Nayye, Zev ve Sheara ile tanıştık. Hepsi aşağı yukarı birilerini ve bir şeyleri temsil ediyorlar her hikayemde yaptığım gibi. Daha önce lafı geçtiğinde söylemiştim; bu sefer taht kavgaları yazmayacağım diye, zira uğruna kavga edecek bir taht yok. Sadece birbirinden garip karakterler var. 


Sedef Leydi fark ettiğiniz üzere mide bulandıracak derecede saf ve garip bir kadın. Eldred ise nispeten gizemli bir adam. Açıkçası kimdir, nedir, amacı nedir kimse bilmiyor. Umbra bir kedi. Aşağı yukarı iri bir insan boyutlarında siyah bir kedi. Kaplan, panter ya da puma değil; Kedi. Öyle olması hoşuma gidiyor. Ron'Nayye ve Sheara ise ikiz kardeşler. Gezgin ozanlar ve onların geçmişleri başlı başına yazacağım başka bir hikaye. Zev, beyaz bir kurt. Orjinalinde Ron onun sahibi ama Zev Sheara ile vakit geçirmeyi çok seviyor. 


Ucundan karakterleri çizmeye başladım. İlerde, renk bilgim biraz daha arttığında tam boy, kapsamlı illüstrasyonlar var aklımda tıpkı her hikayeye mutlaka bir şarkı iliştirdiğim gibi (dinlenip dinlenmediğinden emin değilim, ama yine de koyuyorum işte, yazarken dinlediğim şarkılar oluyorlar genelde).


Müzik olarak çoğunlukla soundtrackler kullansam da, özellikle Sheara ve Ron'un içinde olduğu sahneleri yazarken Faun geliyor aklıma. Onları Cam Şehir'e getirme fikri onların bir şarkısını dinlerken aklımda canlandı ve bir miktar şekillenmelerinde yardımcı oldu. "Böyle olmalı," dedim kendi kendime. Zaten Ron'un hikaye ilerledikçe hafiften Olivier Sa Tyr'e benzeme olasılığı mevcut. Tabi Faun 4 kişi, bizimkiler sadece 2, öyle bir şey de var ama olsun.


( Bu Faun. )


İlerde daha fazla karakter eklemem olası, ekledikçe böyle ara girişler yapacağım muhtemelen. Hikayenin kendisini anlatmak kadar, yaratım sürecini de yazmak zevk veriyor bana. Çok yakında bu yazdıklarımı ayrı bir yere taşımam da olası; büyük ihtimalle illüstrasyonları hazırladığım zaman. Burada her şey karma karışık, yeni hikayemin daha düzenli, okuması rahat bir kitap tadında olması hoşuma gider.


Bir sonraki hikayeye kadar iyi kalın.

No comments: