Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Wednesday, August 11, 2010

Rüya Yorumu

Yıllar önce ilk buraya yazarken, CamaeL'in SamaeL'i ararken yaşadıklarını yazardım. Dünyaya düşmüş meleklerden biriydi akıl hocası UrieL'le ve onu Cennet'te bırakıp giden öbür yarısını arıyordu.

Zaman geçti. Önce UrieL gitti, sonra Sammy bir daha ortada görünmedi. Camy umutsuzluğa ve depresyona sürüklendi. Zihninde onu koruyup kollayacak birini yarattı; Kelebek. İkinci kişiliği ile Dünya'da dolandı, onu farklı biri sanarak. Çok geçmeden farkına vardı bununda.

Uykuya daldı.

Uykusunda bir rüya gördü; kocaman bir ülke, ülkelerin liderleri ve bu liderlerin yaşadıkları. Kelebek Camy'den güçlüydü, o oldu ülkenin başı, hikayenin ana kahramanı. Zaman geçti orada, pek çok şey yaşandı. Güç dengeleri bozuldu, aslında her şeyi kontrol altında tutması için başa geçen Kelebek zamanla kendini kaybetti başından geçenlerle. Artı o da rüya ile gerçeği ayırd edemez olmuşu. Camy'nin kaçmak için yarattığı Cennet'i tekrar onun Cehennemi olmuştu.

Uyanmalıydı.

Camy uyanabilmek için işaretler yolladı Kelebek'e. Yavaş yavaş ikisi de farkına vardı neler olduğunun ve bir bir uyandılar. Önce Kelebek tüm korkularını ve geçiş bağlarını üzerinden attı, sonra Camy, içini acıtan şeylerle yüzleşti. Gün tekrar doğarken Camy, çok uzun süren uykusundan uyandı.

Bir rüya böylece bitmiş oldu.

Bu, yazdığım hikayelerin yanı sıra, kendi hayatımda da büyük bir sayfayı çeviriyor oluşuma işaret.

Hayırlısı =)

Ha, bu arada,bu demek değil ki hikaye yazmayı bırakıyorum? Yooo... Sadece artık emeklilik vakti geldi Düş karakterlerinin.

Bir başka evrende, farklı karakterlerle yazacağı bir şeyler elbette =)
Sevgiler.

~ Rose

No comments: