Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Thursday, May 13, 2010

Ichi wa Zen, Zen wa Ichi...

Alışverişe çıkmaktan daha güzel ve zevkli bişi daha varmış; sevdiğin biriyle alışverişe çıkmak!

Bugün öğlen kalktım (yine), kahvaltıdan sonra biraz yemek programı izledim, tam bilgisayar başına geçmiş, seksi belf paladinimle quest yapıyordum ki CanCan the Alchemist'den sms geldi "Okulda mısın? Buluşalım mı?". Darlanmış, zaten ben de evde darlanmışım, "Bi saate Migrostayım." diye cevap atıp kendimi banyoya attım.

Bir saatin sonunda ben dnr'ı ziyaretimi bitirdiğim vakit geldi Mr. Alchemist. Ben Ogz, Penguen, Uykusuz ve 500parça Luis Royo puzzle'ı almış dikiliyordum. Puzzle'ı niye aldığım hakkında bir fikrim yok, zira evde Cücü olduğu için puzzle'ı yapacak stabil bir mekanım yok ama Royo çok severim. Almış bulundum öyle xD

Hemen Starbucks'a gittik. Ayda bir hakkım var ordan kahve içmek için, "Ne zamandıor yoktunuz?" gibi şeyler söylediler falan. Yeni çıkan buzlu expressolu zırzavattan alıp cam kenarı cici koltuklara geçtik. Bayağı bayağı muhabbet ettikten sonra vitrin bakmaya geldi sıra; zira vitrin bakmak en sevdiğim aktivitelerden biridir, neyin ne zaman gönlümü çeleceği hiç bilinmez çünkü. Zor beğenirim, ama beğendiğimde de tam beğenirim ^^

Oyuncakçı gezdik, gözlükçülere baktık [kalın kenarlı bir çerçeveye geçmeyi düşünüyorum yarım çerçeveden. sıkıldım biraz.], MudoConcept'i gezdik [favori gezme yerlerimden biri, çok ama çok güzel şeyler var, zengin bir koca bulursam orayı komple eve taşımak olur ikinci işim galiba.], WinxClub geyikleri çevirdik bolca. En sonunda yapmam gereken ev alışverişleri için Migros'a girdik...

Reyon reyon koşturup gezerken, almam gereken sadece 3 parça şey yerine, kasaya ulaştığımızda bi 15-20 parça şey aldığımı farkettim. Alchemist arkadaşa sordum "Kaç tutar?" baktı baktı "50-60" dedi. "Kıyma var?" dedim, zira köfte yapıcaktım akşam yemeğine. "Hı, belki 80 falan o zaman." Kasiyer hatun "170 teelaa." dediğinde gözlerimiz O.O oldu tabi.

Burdan beni yalnız başına manik haldeyken de depresif haldeyken de alışverişe yollamamanız gerektiğini çıkarıyorsunuz bir de gelecekteki kocama sabır diliyorsunuz xD Böyle 6-8 ayda bir 200 kaat harcamadan rahat edemiyorum sanırım. Gerçi, sadece ihtiyacım olan şeyler aldım (çizim defter ve kalemleri, çilekli duş jeli, beyazlatıcı diş macunu, makyaj temizleme pamuğu...). Hayat pahalı anacım xD

Ve şimdiii gün içinde çektiğim fotoğraflar =)

Kesik kelle'li mankenler! Yıkım serisinde o kadar kesik kafalardan bahsettikten sonra bunları görünce şok geçirdim diyebilirim xD Ürkütücü değiller mi?

Fazladan kafalı GIJoe abi.
Türkiye mamülatı! İştah verir!


Akşam da alt komşumuz İdil geldi, o bilgisayarda yeni ÖSS'nin ikinci adım başvurusunu yaparken ben de içine bakmak için 500 puzzleımı açmış bulundum. Son 1-2 saattir onun üstünde oyalanıyoruz. Şimdi gitti o, ben de bunu yazıyorum. Birazdan bir şeyler çizicem sanırım ne bileyim.

<3

~ Rose

not: 2 kadar senin sonunda tekrardan Anime izlemeye başladım Rouge'un gazına gelip, FMA: Brotherhood izliyorum. Özlemişim anime izlemeyi, Japonca falan konuşuyorlar böyle çok eğlenceli =)

No comments: