Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Thursday, November 19, 2009

Waiting

". . . Your spirit still fills the air
Your voice is echoing in my head
Footsteps creeping through the house
I know you will come back
And I`m waiting patiently

Minutes become hours
Hours of nothingness

The clock is ticking,
Watching me in my loneliness,
Staring at the door, in hope you`ll return
Counting minutes, days, months...
I can`t stand this silence

Hours become years
Years of emptiness

Time`ll be my murderer
Hands are its spies
Watching me in my senselessness
Sitting in my room all alone
Waiting...

Loneliness is killing me
Dying has begun . . . "


CamaeL'in sesi etrafını sararken Kelebek alaycı bir gülümseme takındı. "Neden bu kadar depresif olmak zorundasın böyle zamanlarda?" dedi gülerek.

"Böyle hissediyor olman gerekmez mi?"

"Ah, lütfen. Böyle gereksiz bekleyişlerin, gözyaşlarının ve aptalca umutların bizi bir yere götürmeyeceğini yıllar önce senden öğrendik hatırlarsan." Kelebek, ona bakmasa da hafif üzgün bir surat ifadesiyle başını eğdiğini biliyordu. İç çekti. "Dolayısıyla, miniğim, artık büyüme zamanı. Hazırlanacak bir şölenimi var, ve kalenin insanları onları dürtüklemediğimiz sürece çalışmalarını yavaşlatacak kadar uyuşuklar."

"E. . .Evet." dedi CamaeL sessizce arkasını dönüp kaleye doğru yürümeye başlarken.

Kelebek bir süre sessizce dönüp arkasından baktı uzaklaşan kızın. Güldü, dönüp uzaklara kadar uzanan gölü izledi. Berrak suda yüzen balıklara takıldı gözü. Evet, gerçekte çok güzeldi şarkılar dinleyip ağlamak, yas tutmak, asla geri dönmeyeceğini bildiğin insanları inatçı bir ifadeyle beklemek. Hı hı evet. Hikayeyken güzeldi.

Şimdi?

Kahkahası rüzgara karıştı, rüzgar kanatlarının altından geçip onu kulesine taşıdırlar. Okunacak sayfalar dolusu kitap, özümsenecek dağlar kadar bilgi, yapılacak milyonlarca şey ve bir de zaman. Herşeyi bırakıp gereksiz umutlara gözyaşı dökecek kadar zaman yoktu.

~ Rose

Bugün bir kitap gördüm, beni al dedi bana uzaktan. Elimi uzattım, Camy tuttu elimi. "Korkuyorum, bırak onu yerine. Okuma." dedi. Kelebek ise çoktan kitabı almış ve dükkanı terk etmişti.

Persephone - Waiting

No comments: