Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Wednesday, November 18, 2009

Karanlık

Karanlık çöktüğünde davetiyeler yollanmış, kalenin şölen için ihtiyacı olan malzemeler listelenmiş ve sabah satıcılara ulaştırılmak üzere habercilere teslim edilmişti. Tüm bu işleri düzenleyen CamaeL, elinde tüy kalemiyle masasında uyuyakalmıştı. Kelebek sessizce onu yatağına yatırıp üzerini örttü, mumları söndürdü, kızı hafifçe alnından öptükten sonra kapıyı arkasından çekip çıktı.

CamaeL'in kulesini kendi kulesine bağlayan geniş avluyu geçerken ellerini kollarına sürterek ısınmaya çalıştı. Kar yağmaya başlamıştı tekrardan. Bir an durup Düş topraklarına baktı. Gecenin içinde minik ateş böcekleri gibiydi evlerin pencerelerinden süzülen ışıklar ve bir bir sönüyorlardı gece ilerledikçe. Soğuğa aldırış etmeden uzunca bir süre özlemle baktı görüntüye. Vedadan beri yalnız hissediyordu kendini.

"Hmh." Bir iç çekişle omzunu silkti ve kafasını salladı, düşünceleri dağıtabileceğini umarak. Kuleden içeri girdi, merdivenleri tırmandı ve kırmızı kadifelerle kaplı odasına girdi. Sıcacıktı, şömine yanıyordu. Gümüş şamdanlardaki mumlar ise etrafta yansımalar oluşturuyordu. Duvardaki raflardan birine uzandı, kavanozdan biraz kurumuş salndalağacı çıkararak alevlere attı. Şömine yandıkça güzel bir koku doldu odaya.

Kıyafetlerini çıkarırken fark etti ilerde, odanın hiç aydınlanmayan köşesini. Paravanın arkasına geçip orada giyindi geceliğini. "Beni ziyaret edeceğini düşünmemiştim." dedi gülerek.

"Beni özlediğini ummuştum."

"Ah, seni özlemem için bir sebep ver bana, ne olursun." Kelebek yavaşça yatağına uzandı şimdi insan şeklini almış, yanına oturan karanlığa bakarken.

"Çünkü geceleri, sen yalnız yatağında yatarken, sana sarılıp üzerini örten bir tek ben varım?"

"Hmmm." Kelebek gözlerini kapatıp sırtını döndü karanlığa. "O zaman işini yapıp git. Başka bir işe yaramıyorsun zaten."

Karanlık silüet güldü, kadının üzerini örttü, kollarını sardı ve kulağına fısıldadı. "İyi geceler, leydim."

"İyi geceler. . ." diye mırladı Kelebek gülümseyerek.

~ Rose

Narsillion - Montserrat

No comments: