Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Wednesday, August 19, 2009

Battlestar Galactica - Frakkin' Awesome.



- BU YAZI AŞIRI DOZ SPOILER İÇERMEKTEDİR. SERİYİ İZLEMEYENLERİN OKUMAMASI ÖNEMLE RİCA OLUNUR.

Sanırım 2007'nin sonlarına doğru idi. Daha eski evdeydik, abim daha Aslı abla ile yeni yeni çıkmaya başlamışlar, her akşam beraber dizi film falan izlemeye başlamıştık. Ve sonra bir gün abim geldi dedi ki ; "Battlestar Galactica indirdim, beraber izleriz."

Bayram vakti öğrendim ki, abim ve aslı abla, diziye bensiz başlamışlardı. Zaten Sci-Fi çok sevmeyen birisi olarak, "kendim indirsem 5 sezon şeyi nasıl izleyeceğim?" şeklinde bir yorum yapmış, abim tarafından yüzüstü bırakılmanın burukluğu ile BSG'ye kendimce gıcık olmuştum. Bir gayretle miniseries'in ilk partını izledikte sonra bile hala "yeter sıkıldım." demiş ve her konusu açıldığında burun kıvırmıştım. Ya benimle izleyecek birini bulacaktım ya da boşverecek ve izlemeyecektim. Sonuçta Sci-Fi birşey, ne kadar etkileyebilirdi beni?


Sonra zaman geçti, abimler arada ikinci defa bitirdiler seriyi 4. sezonun başlamasıyla, gene ben yoktum orda. Sonra yaz geldi, düğün falan, bir yıl geçti. Ben bu yaz staj için İstanbul'a geldim. Aşağı yukarı kaldığım 3 ay içinde Dexter (2 sezon), Fringe (1 sezon), How i Met Your Mother (1 sezon) izledik evde. Daha izlediysek de hatırlamıyorum. Sonra ben önerdim ki "BSG izler misin benimle?" Ablam da dedi ki "Tabii, bi daha izlemek istiyordum zaten."

Birbir zorlukla, yavaş torrentlerle ilk sezon indi ki fark ettim; embaded altyazı vardı hem de Hollandaca. "Dank u" gibi altyazılarla bile olsa ilk sezonu izledik, yarısında ikiyi indirdik. Hız kesmeden ikinciye geçtik. . . Benim yavaş yavaş kanım ısınmaya başlamıştı diziye ama çaktırmıyordum da. Arada sıkıcı geyik bölümler vardıysa da izlemek çok eğlenceliydi. Her akşam 2 ile 5 arası değişen sayıda bölümler izleyerek ilerledik dizide.

Arada Final Five ile ilgili sağlam spoiler'lar yediğim için, sezon 3 finali benim için o kadar da görkemli geçemedi. Bilmiyorum ilk başta beğenememiştim Final Five'ı (özellikle Tory!! nefret ediyorum senden). Sezon 4 biraz zor indi ama indiğinde hazine bulmuşçasına sevindim.



Sezon 4 ilerledikçe ayrılmak zorlaştı. bir yandan merakla birlikte izleme dürtüsü ağır basıyordu, öte yandan "izlersem bitecek!" üzüntüsü. O kadar alışmıştım ki Cylon geyikleri yapmaya ablamla, sürekli tahminlerde bulundukça "izle izle" demesine bana, her Roslin&Adama sahnesinde gaza gelip "Evlenin artık!!" diye bağırıp, artık açık açık aşklarını yaşadıklarında mutlu olmaya, Starbuck delirdiğinde "yetti ama sen de. . ." diye yorum yapmaya, CIC'de her savaşa girildiğinde ablamla birbirimize bakıp Adama'yla beraber "Action stations! Action Stations! Report!!" diye çığrımaya. .. Ve daha bir sürü şey.

En sonunda sezon finali geldi.

Kurtarma operasyonunda "Heyt be, işte Galactica'ya yaraşır bir son!" dedim içimden, içim cız etmişti Baseship'e gidecekler diye. Görev için gönüllü olanları görünce gülümsedim. Roslin bile hayatının son demlerini Galactica'da, savaşta bile olsa kocasının yanında geçirmek istemişti.


(Özellikle bir kaç bölüm öncesindeki isyanda Tom Zarek "Saul Tigh öldü, Adama'yı kurşuna dizdik!" dedikten sonra Roslin'in basehip'de "I'm coming for All of you!" diye bağıran çığlığı gene bir "heyt be" çektirmişti. [Sonradan edit: Roslin: “No. Not now, not ever. Do you hear me? I will use every cannon, every bomb, every bullet, every weapon I have down to my own eyeteeth to end you. I swear it! I’M COMING FOR ALL OF YOU!”] Seviyorum aşk hikayelerini var mı? Roselin&Adama - Zeus&Hera gbi yakıştırıp durdum, sürekli evlensinler bunlar diyip durdum zaten ablam hep koptu bana.) .

Sözlükte insanlar ne derse desindi, Opera house sahnesi bence en vurucu sahnelerden biriydi. Özellikle ben elinde silahla Caprica önde, kucağında çocukla Gaius arkada yürüdükleri sahnede eridim bittim. Herkes kendi rolünü oynadı bilmeden "Pawn of a Higher Power" şeklinde. Arkadan giren müzik öldürdü beni, sahne geçişleri de. Sonra adama'nın CIC'de Simon'lardan birini tepiklediği sahnede koptuk, Gaius "Jesus Baltar"oldu güldük. . . Patlamaların son demlerinde Starbuck arkada "All along the Watch Tower" ile kordinatları girerken parmaklarımı ısırmış, boynumda bir düğüm gözlerim dolu dolu ekrana bakıyordum. Sonra Galactica'nın bir daha Jumplayamayacağı haberi gelince "Yaaa!" diye mızırdanmam geldi, ama işte gene a higher Power; Dünya'ya gelmişlerdi.

Adama amca çekti pilot kıyafetlerini, çıkarken kapıyı kapadı arkasından, bir an anahtar çıkarıp alarm susturacak sanki arabaymışçasına gibi düşünü koptum arada. Dünya'da Gaius "I know about farming" dedğinde, kıl olsam da gözlerim doldu bir an. Roslin&Adama sahnelerinde utanmadan ağladım direk. Starbuck "This is the first day of the rest of your life, Lee" dediğindeiçim cız etti ve Lee arkasını döndüğünde Kara'yı orada görmeyeceğini biliyordum. Anders "Perfection." diye Güneşe yol alırken iç çektim. Ve konuyu günümüze bağladıklarından bir an gerçekten şüphe ettim "Lan?! Yoksa epimiz Cylon kırması mıyız?" diye, o kadar inandırmıştı beni.

Sanırım 2 aydır her gecemi süsleyen, Bozcaada tatilinde rüyalarıma girip özlediğimi hissettiren dizi. Gerçekten savaşın duygusunu verdi. Viper'a binip savaşacak kadar gaza geldim hatta (bu göbekle zor gerçi de boşver. En azından boyum tutuyor galiba, pilotlar ufak oluyordu bildiğim kadarıyla).

Haftalardır sountrackini dinliorum bilgisayarda sadece. Her biri ayrı bir hava, her biri ayrıilhamlar veriyor, hepsi bir başka anı tetikliyor. Dört gözle sezon 4 soundtrackini bekliyorum. Gaeta'nın revirde söylediği şarkı, Kara'nın piyanolu All along the Watch Tower'ı, aksiyon sahnelerinde bomba çıkışlar yapan oryantal müzikleri. İstiyorum.

Ama bir yandan da, BSG bitti ve ne yapacağım bilmiyorum. İlk başta burun kıvırdığım, "E ne var, gidicekler savaşcaklar sonra dünyayı bulacaklar bitecek" diye ti ye aldığım diziyi 2 ayda bitirdim ve bir anda favoriler listemde 1 numarayı kaptı garip bir şekilde. 2 sene önce böyle olacağını düşünmezdim. Plot twistten plot twiste dibime düşüreceğini "Dünyayı bulacaklar bitecek" i bu kadar başarılı anlatacakları aklımın ucundan bile geçmezdi. Gerçi başından beri dedikleri Earth'ün hep bizimki olduğunu düşünüp, nukelandığını görünce "Nasıl yaa?!" tepkisi verip "eneee, nasıl bağlayacaklar acaba" soru işaretleriyle dolmuştum ve gerçekten düşündüğüm kadar basit olmadığını anlamıştım (aslında bu aydınlanmaya Hera ilk ortaya çıktığında varmıştım. E hamile kaldı bu şimdi ne alaka olmuştum.)


Yazı uzadıkça saçmalamaya başladım, yazı uzadıkça kafamda dönüp durmaya başladı her şey. Param olduğunda orjinalini alıp arşivleyeceğim bir dizi bu. Bir daha olsa bi daha izleyeceğim dizi. Çıkınca filmini de diğer serilerini de izleyeceğim dizi hatta. Bana Sci-fi sevdirebilmiş dizi. Karakterler, mekanları, olayları ile benden bir parça haline gelmiş dizi.

Siz şimdi gidin, ben bir doz daha müziklerden alayım damardan. Belki gaza gelir finali izlerim bir daha. İnsanları dürterim "izleyin!" diye. Ne bileyim, ağlarım biraz falan.

Sevgiler.

So say we all!

~ Rose

Not: Şimdi the Dance çalıyor hatta. "Unfinished Business" bölümünden.

Not 2: Biz Kara'yı miniseriesdeki saçıyla seviyorduk. Kısacık böyle. Çok şirindi.

Not 3: İlk başta hiç sevmediğim halde şimdi neden çok seviyorum Roslin'i?

3 comments:

Absurdia said...

BSG için Caprica diye bir dizi geliyor diyip seni bi sevindireyim bu biir :D

İkinci olarak ben sci-fi bir dizide divine bir iradenin bu kadar etki etmesini sevmediğimden dolayı sonunu beğenmedim. Anladığım kadarıyla sci-fi sevmeyen günahkarlardandın :D BSG tam olarak bir Sci-Fi dizisi olmaktan çıktı diye düşünüyorum o yüzden sevmiş olabilirsin.Başka diziler dene...firefly izle. Yavaş yavaş FTL motorlarına alışmanı tamamla :D Sonra Sci-Fi diye gez tam olarak :D

çikolatalıkedi said...

Benim Sci-Fi yönüm daha ağırdır.Yazının hepsini son sezonla ilgili çok spoiler yememek adına okumadım. Ablamda BSGyi ilk görünce "bu ne ya, sıkıcı" demişti, sonra başından kalkamaz oldu. En son dünyaya inmişlerdi, hatta Kara kendi künyesi olan cesedi felan buluyordu ondan sonra izleyemedim, çok da merak ediyorum ne olduğunu, ama kotalı adsl olduğundan indiremiyorum.

"All Along The Watchtower" a ayrıca hayranım. ^_^

CamaeL said...

Ondan sonra çok ama çok bomba şeyler oluyor =) en yakın zamanda bulur izlersin umarım! Bittiğinde ağladım =)
Tamamını okumaman iyi olmuş bayağı sağlam spoilerlar verdim çünkü. Ama çok ama çok derinden etkiledi beni bu dizi. Hatta az önce bloga eklediğim son yazı (tılsım's betrayal) tema şarkısı da all along the watchtower oldu xD melodisinden ama =D

^^