Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Wednesday, November 05, 2008

Rüyalar ve Anılar

Gene rüya gördüm , tüm gün süren uykumda. Bu seferki uyku ile uyanıklık arasındaki hayallerdendi ama. Daha çok anı gibi. Beynimin bir köşesine sıkışıp kalmış; belki de benim olmayan, ama benim olduğunu hissettiğim.

Mum ışığında loş bir oda var; ağır kadife perdeler, ince ince işlenmiş tüller, ileride bir tuvalet masası dayanmış duvara; üzerinde mum var, işli gümüş bir el aynası, ve takım olduğu belli olan bir saç fırçası. Ayna var kocaman, hafif tozlanmış. Yakınlarında bir paravan, üzerine en güzel yeşillerle bir bahçe resmedilmiş, ve biraz uzağıdaki dolapta birbirinden güzel elbiseler duruyor. Biraz daha dönünce odada, bir masa var; üzerinde parşömenler açılmış, mürekkep hokkası ve tüy kalem var; bir de anahtarlı gizli bölmesi kim bilir içinde neler olan. Ve sonra bir de 4 direkli yataklardan; köşelerden tül perdeleri sarkan.

Yatağın içinde bir kız var; ben? Upuzun turuncu saçları var, kıvır kıvır. Bembeyaz yüzü donuk, hissiz ve duygusuz ama huzurlu uyurken. Üzerinde o Viktoryan işi, karpuz kollu ama kol uçları fırfırlı, göğüs bası olan dantelli geceliklerden var. Ellerini göğsünün üzerinde kavuşturmuşlar. Uyuyor sessizce, ve kimbilir neler görüyor rüyalarında. . .

Yanıbaşında kocaman çantasıyla eski moda bir doktor var. "Anlamıyorum." diyor, kıza bakarak. "Her şey yolunda ama neden uyanmadığını anlamıyorum."

Kız uyuyor. uyuyor. .. uyuyor.

Sahi, neden uyuyorum acaba ?

Ve sonra ben uyandım gece karanlığında.

~ Rose

Sleepy Hollow soundtrack dinledim tüm gün süren uykum boyunca. Tavsiye ederim.

No comments: