Motto...

If you can't handle me at my worst, you don't deserve me at my best.

Friday, October 17, 2008

Ben minik ufacık bir kızım.
Kafam çok dağınık.
Ve böyle giderse hep dağınık olacak.
Camy'nin nasıl hissettiğini biliyorum, rolleri değiştik artık.
O beni izliyor, kolluyor, ve biliyor en sonunda ne olacağını.
Aramızdaki tek fark benim onun kadar iyi kalpli olmayışım, sözümü gerektiğinde sakınmamam, ve aklıma geleni yapmam.
Eğer kalbim kırılırsa . . .
Eğer üzülürsem . . .
Hıncımı çıkarırım.
(ya da en azından böyle diyor.)
Canım sıkıldı.
Neden telefonum hiç çalmıyor ya da
neden kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum.?

~ Rose

". . . Let go. .. Let go. . . It's Allright~ . . ."
Frou Frou - Let Go

Tuesday, October 14, 2008

Mektuplar . . .

Ağlıyorum Sammy.

Çünkü artık cevap vermiyorsun bana. Karanlık köşelere bakıyorum artık hep, ama belirmiyorsun bir anda oradan, göz yaşlarımı silip "Buradayım. . ." demiyorsun bana. Ben, karanlıkta, yatağımda, yalnız ve çaresiz, sadece ağlayan bir çocuk olarak kalıyorum.

Ama artık çocuk muyum?

Bir zamanlar çocuktum, elimden aldılar. Sarılabileceğim tek şeye sarıldım, ama ne oldu?

Ne oldu?!

Sen de gittin. Yok oldun. Metreslerinin kollarına; seni zehirleyen ve öldüren! SEni hasta eden! Senden nefret eden! Gittin onlara ve beni yalnız bıraksın Sammy! Kelebek haklıydı senin hakkında! Sonsuz aşk diye bir şey yoktu işte, sadece kan ve göz yaşı vardı, yalnızlık ve terk edilmişlik vardı!

Arkanı döndün. . . ve gittin. Ben yere kapaklandığımda dönüp bakmadın bile. Göz yaşlarını görmeyeyim diye bakmadığını düşünmüştüm hep, ama şimdi anlıyorum ki sadece sırıtışını görmemem içindi o.

Ve senden içten içe nefret ediyorum Sammy. Ve senden nefret ettikçe sana olan aşkım azalıyor günden güne. Haketmedim bunları ben, ben hep seni bekledim! Bekledim. . . bekledim. .. Günler geçti ve ben inandım ki bir gün bana döneceksin.

Ama dönmedin.

Ve Kelebek haklı çıktı! Kelebeği haklı çıkardığın için senden nefret ediyorum Sammy! Bana bunları yaptığın için senden nefret ediyorum!

Bana bakıp benden yardım isteyişini hatırlıyorum; gözlerin kocaman açılmıştı beni gördüğünde, ve "BEni almaya mı geldin?" diye sormuştun bana. Kapkaranlıktın, ve beni gördüğünde tıpkı ışığa takılan kelebekler gibi yaklaştın bana; öleceğini bilmeden.

Afallamıştım, bilemedim, anlayamadım. Beni görüyordun çünkü ve bu çok ama çok anormal bir şeydi. Olsun, dedim. Bana elini uzattın. Ben de elini tuttum. Yüzünde bir gülümse belirdi ve ilk defa bir şeyler hissettiğimi hissettim. Sanki parmağıma batan bir iğnenin ardından , o delikten bir anda yükselen kan gibi.

Sıcak.

Kırmızı.

ve bir de acı.

Ama olsun, oradaydın, benimleydin. Acımı dindiriyordun, ve ben senin yaralarını sardım bir bir. Umut ettim gözlerime baktığında hep beni görebilmen için. Elimi tuttuğunda hep iyi hissetmen için ve hiç bırakmamanı.

Ve belki de gerçekten sevmek istedim, hiç kimse karışmadan. ..

Ve belki de sevilmek, hiç acı çekmeden.

Ve dua ettim yaşlı adama, satır aralarını okuyabil diye, beni hep gör diye, ve elimi hep tut diye.

Böylece kafamı omzuna yasladığımda, biraz daha huzur bulacaktım, biraz daha seninle olacaktım, ve ağladığımda bana sarılacaktın.

Beni sevecektin?

Beni sevecek misin?

Belki de ilk defa Camy ile rol değiştik. . . Karanlıktan bir ışık doğabilir mi? Işık olabilir miyim gerçekten, kızıla boyalı kanatlarım açılabilir mi benim de tıpkı Camy gibi?

Acı çeker miyim tıpkı onun gibi. . . ? Düşer miyim, canım yanar mı? Hak etmediğim halde kırarlar mı kanatlarımı . . .?

Söylesene yaşlı adam, bana bunu yapman için ne yanlış yaptım ben sana, Camy ye göz kulak olmaktan başka. . .?

~ Rose

" . . . Another scar across my heart
Which reminds me of your name
And whispers softly
„You are my sweetest pain“
. . ."

Persephone - My Sweetest Pain

P.S. Geçen gün çok feci kavga ettiker Sammy üzerine, Kelebek'in haklı çıkması üzerine. . .
Ama yapacak bir şey yok beklemekten başka, göyaşları kurudu ikisinin de.
Beklemekten yoruldu.

Thursday, October 09, 2008












Your Social Dysfunction:
Schizotypal



You display social deficits and oddities of thinking. Your perception and communication are similar to those of a schizophrenic.



















Take this quiz at QuizGalaxy.com


Please note that we aren't, nor do we claim to be, psychologists. This quiz is for fun and entertainment only. Try not to freak out about your results.


Bi saniye ciddi misin sen ?!